Ağız ve Diş Sağlığının Sistematik Hastalıklarla İlişkisi
Beslenme
Diyabet
Hipertansiyon
Tiroid
Radyoterapi
Aft
Sindirim sistemi ve dişler
Ağız kanserleri
Fokal enfeksiyon ve dişler
Kalp hastalıkları ve dişler
Kan hastaları ve dişler
Uçuk
Astım
Ağız kokusu

Günümüzde toplumun %30 unun kötü ağız kokusu (KAK) ile karşı karşıya olduğu ve kadınlarda daha sıklıkla rastlandığı belirtilmektedir. İnsanlar, koku sinirlerinin zamanla ortama adapte olmaları nedeni ile kendi ağız kokularını objektif olarak değerlendirememektedirler. Kişilerin ağız kokusu sorunu ile karşı karşıya olup olmadıklarını kendi kendilerine saptayabilirler.


Bu iş için oldukça basit birkaç tane test yöntemi önerebiliriz:

" Bir parça mumsuz ve kokusuz diş ipi üst büyük azı dişlerinin arasına yerleştirilir ve çıkartıldıktan sonra 45 saniye beklenir.
Veya dil iyice dışarıya çıkartılır, Bir gazlı bez parçası ile dil ucundan tutulur ve bir başka gazlı bez ile dil kökü sıyırılır.
45 saniye beklenir. Koklanır. Bu süre sonunda hoş olmayan bir koku algılanırsa KAK sorununuz var demektir.
"

 

Kronik ağız kokusunun (KAK) nedenleri:

Kronik ağız kokusunun oluşmasında diş çürükleri, diş eti hastalıkları, aft lar, uyumsuz ve kötü kullanılan protezler ve ağız kuruluğu gibi fakrörler rol oynamakla birlikte; sorunun esas nedeni ağız içerisindeki yumuşak dokularda özellikle dil kökündeki oluşan aneorop bakteri birikimidir

Nadir olarak ağız kokusuna ağız dişı etkenler sebep olabilmektedir.
Bu nedenlerin başında sinüzit, polip gibi burunla ilgili hastalıklar gelir. Bu oluşumlar burundan hava girişini engelleyerek burun mukozasının kurumasına yol açarak burada kötü kokunun oluşmasına neden olur. Bu durumda kötü koku ağızdan ziyade burundan gelmektedir.

Çocuklarda burundan gelen kokularda burna yabancı madde kaçıp kaçmadığı araştırılmalıdır. Buruna yabancı madde kaçması sonucu oluşan koku KAK dan hafif peynirimsi kokması ile ayrılabilmektedir.

Tükürük akış hızı ve miktarındaki azalma ağız kuruluğu artıcı etkenler arasındadır. Agız kuruluğunda normalden daha az olan tükürük dil üzerinde oluşan sülfür bileşiklerini yeterince yıkayamaz bu şekli ile ağız kokusunun artmasına neden olur.

Ağız kuruluğunun bir diğer olumsuzluğu da tükürük azlığının ortamdaki oksijen azlığına da neden olmasıdır. Ağız ortamındaki oksijen azlığı aneorob ortamın oluşmasına yol açmaktadır.

Bademcik iltihaplanmaları devamlı ağız kokusu oluşmasına neden değildir. Ancak enfeksiyon sırasında geçici bir ağız kokusu söz konusudur.

Bunların dışında bronşial ve akciğer enfeksiyonları, böbrek yetmezlikleri, bazı tür kanserler, metabolik fonksiyon bozuklukları da KAK na neden olabilmektedir. Ancak bunlar toplam KAK olguları arasında çok az yer tutmaktadır.

Yaygın olan bir düşüncenin aksine KAK sindirim sisteminden kaynaklanmaz. Çünkü yutak normalde kollapse haldedir bir başka deyişle sadece gıdaların akışına izin verir. Sadece geğirme olayında ters hava akışı oluşur ki bu da kronik KAK nun oluşması için yeterli neden değildir.

Stres ağız kuruluğu yol açtığı için halitosisin oluşma nedenlari arasında sayılmaktadır. Kullanılan bazı ilaçlar da KAK na neden olabilmektedir.

 

Tedavi

Tedavinin temelinde etkili ve tam ağız diş bakımı yapılmalıdır. Bu iş için özel dil kazıyıcıları kullanılabildiği gibi diş fırçası da kullanılabilir. Tedavide kullanılan ajanlardan en önelmlilerinden biri de ağız gargaralarıdır.

Ağız kokusu olan kişiler alkol içeren ağız gargaraları kullanmamalıdırlar.

Alkollü gargaralar ağız kuruluğuna neden olarak KAK için uygun zemini yaratırlar.

 

Azaltılması gereken gıdalar:

  • süt ve süt ürünleri
  • kahve, çay
  • sigara
  • baharat ve baharatlı yiyecekler.
  • Alkol ve alkol içeren gıdalar
  • Şekerli sakızlar

Her fırçalama sonrası dil temizlenmeli. Ağız bakımına çok özen gösterilmeli. Günde en az 10 bardak su içilmeli.

Copyright © 2010 İMPLADENT Hakkımızda |Galeri |Uzmanlık ve Tedavi Yöntemleri |Çocuk Bölümü |İletişim
WEB SİTEMİZİN AMACI, "Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”