Çocuk Bölümü
Çocuk Bölümü
Doktorlarımız
Eğlence
Etkinlikler
Bilgi Bankası
DİŞ ÇÜRÜĞÜNÜN BULAŞICI HASTALIK GRUBUNA GİRDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda görülen diş çürüklerinin nedenleri arasında çürüğe neden olan bakterinin bebeğe bulaştırılması önemli bir yer tutuyor. Pedodontist Pınar Karataban konuyla ilgili şu açıklamalarda bulunuyor.

Diş çürükleri anneden bebeğe bulaşabiliyor.
Çoğu zaman aile dişlerdeki çürüğü fark ettiğinde çürükler oldukça ilerlemiş olur. Biberon çürüklerinin erken teşhisi oldukça önemlidir. Erken başlangıçta; çocuk diş doktorunuzun vereceği beslenme tavsiyeleriyle ve yapacağı koruyucu uygulamalarla biberon çürüğünü kontrol altına alabilirsiniz. Gerek klinik gerekse laboratuvar şartlarında genetik araştırmaları da kapsayan pek çok bilimsel çalışmanın ışığnda bugün çürüğün bulaşıcı bir hastalık olduğu klinik olarak ispatlanmıştır. Bebekler ilk doğdukları anda ağız ortamları çürük yapan bakteri türünü içermez. Ancak bu bakteri dişlerin sürmesiyle birlikte 19–31 aylık dönemde; gerek çevresel, gerek genetik etkenlerle çeşitli aile bireylerinden, özellikle anneden, bebeğin bakımıyla ilgilenen kişilerden ya da oyun arkadaşlarından bebeğe geçebilmektedir.

Taşıyıcı olmamak için;
Beslenme sırasında annenin, mamanın ısısını kontrol etmek amacıyla kaşığı ya da biberon ucunu önce kendi ağzına temas ettirerek, sonrasında bebeğe vermesi bakteri bulaşmasının en bilinen yoludur. Bununla birlikte bebeği ağzından öpülmesi ya da günlük hijyen kurallarına yeterince özen gösterilememesi bazı eşyaların (Yemek aletlerinin, bardakların, emzik ve biberonun, diş fırçalarının ya da oyuncakların) ortak kullanımı da birçok diğer hastalık gibi diş çürüğünün de bulaşmasına yol açabilmektedir. Klinik çalışmalar özellikle ağızlarında diş çürükleri bulunan aile bireylerinden çürük bakterilerinin bebeğe bulaşma riskinin oldukça yüksek olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle diş çürüğünün mikrobik bir hadise olduğunu ve bulaşabileceğini aklınızdan çıkartmayarak, ev içi hijyen kurallarınızı belirlemeli, bebeğinizin ağız ve diş bakımına tercihen doğar doğmaz başlamalı ve difller çıkmaya başladıktan sonra bir problem olmasını beklemeden 6 ayda bir diş hekimine kontrole götürmelisiniz.

Biberon çürükleri
Biberon çürükleri ya da günümüzdeki adıyla erken dönem çocukluk çağı çürükleri, bebeklerin özellikle üst ön süt dişlerinde tebeşirimsi beyaz lekelenmeler ile başlayıp mineden madde kayıplarıyla birlikte sarımsı kahverengi bir görüntü alan ve diğer dişleri de hızlı bir şekilde etkileyen yaygın çürük tipidir. Bebeklerin ya da çocukların emzirme sırasında veya biberon ağzındayken uyuyakalmasıyla oluşlur. Burada çürüğü oluşturan biberon değil, biberonun içerisindeki şekerli, ballı ya da pekmezli süt, mama ya da anne sütüdür. Anne sütü de şeker içerdiğinden dişleri çürütme potansiyeline sahiptir. Bu şekerli sıvıların tüm gece boyunca dişlerle temas etmesi süt dişlerinin hızlı bir şekilde çürümesine yol açar.

Biberon çürüğünden korunmak için;
Bebeğinizin, içerisinde şekerli sıvılar bulunan biberon ya da şeker gibi maddelere batırılmış emzik, ağzındayken uykuya dalmamasını sağlamalısınız. Her beslenmeden sonra, bebeğinizin dişlerini temiz bir bez ya da yumuşak kıllı bir diş fırçası ile temizlemeli; eğer temizlenemiyorsa, beslenme sonrasında biberonun içerisinde su vererek, en azından ağzının çalkalanmasını sağlamalısınız. En önemlisi de bebeğinizi ilk dişleri çıktıktan sonra düzenli olarak bir pedodontiste götürmenizdir.

PEDODONTİ (ÇOCUK DİŞ HEKİMLİĞİ) NEDİR?

Pedodonti (çocuk diş hekimliği); doğumdan kalıcı dişlenme döneminin başladığı ergenliğe kadar meydana gelebilecek diş problemleriyle ve acil durumlarla ilgilenen, diş ve çenesel problemlerin oluşmasını engelleme amaçlı koruyucu uygulamları da kapsayan anabilim dalıdır.

PEDODONTİST (ÇOCUK DİŞ DOKTORU) KİMDİR?

Pedodontist (çocuk diş doktoru); çocukların diş gelişimi ve problemlerinin çözümünün yanı sıra çocuk psikolojisi, büyüme gelişimi ve çocuğa yaklaşım üzerinde uzmanlaşmış diş doktorudur. Pedodontistler 5 yıl süren dişhekimliği eğitiminden sonra en az 4 yıl süren doktora eğitimini tamamlayarak "çocuk diş doktoru" ünvanını alırlar.

Pedodontist, çocuğa doğru davranış yönlendirmesi teknikleri uygulayarak diş tedavisini bir oyun gibi sevdirir ve çocuğun diş tedavisine motive bir şekilde gelmesini sağlar. 

Elbette çocuğun diş doktoruyla tanışması ve tedavisi sırasında, ailenin de doktoru destekleyecek yöndeki davranışları tedavi yaklaşımının çok daha kısa sürede ve başarılı olmasını sağlayacaktır.

Aileler de çocuklarını ilk diş randevusuna getirmeden önce evde konuya yönelik oyunlar düzenleyerek çocuğun tedaviye hazırlanmasını sağlayabilirler.

Aileler kendi kaygılarını çocuğa yansıtmamak adına son derece dikkatli ve kontrollü olmalıdırlar

ANNE BABA İÇİN BİLGİLER

ÇOCUKLARDA SÜT DİŞLERİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

Süt dişlerinin geçici olduğu düşüncesiyle ihmal edilip gerekli özenin gösterilmediği durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Süt dişleri diğer sürekli dişler gibi, vücut sağlığını etkilemesi ile birlikte beslenme, düzgün konuşabilme ve estetik açıdan önemlidir.

Ayrıca sürekli dişler için de yer tutarlar. Çürük nedeniyle oluşan apse ya da ağrı durumlarında dişlerin erken çekilmesi sürekli dişlerin çapraşık olmasının en önemli etkenidir.

Süt dişlerinin doğal sürecinde alttan sürekli diş geldiğinde sallanarak düşmesi yada alınması uygundur. Bunun aksi durumlar, sürekli dişlerde problem yaratabilir.  

ÇOCUKLARDA DAİMİ DİŞLER

Çocuklarda ilk daimi diş 6 yaş civarında sürer. Ve ömür boyu ağızda kalması gereken diştir. Bu dişerin en çok çürüdükleri dönem çocukların ağız hijyenini çok iyi sağlayamadıkları karışık dişlenme dönemidir. Süt dişlerinde çürük olması bu dişlere de çürüğün bulaşmasına neden olur.

Diş fırçalama alışkanlığının bu yaşlarda kazanılması sürekli dişlerin kalıcılığı açısından da çok önemlidir.

 ÇOCUKLARIN DİŞLERİ NİYE ÇÜRÜYOR?

Süt dişleri yapıları gereği çürümeye daha yatkındır daha kolay ve hızlı çürürler. Sıkça tüketilen şekerli gıdalar ve çocukların ağız bakımına özen göstermemesi diş çürüğü riskini arttırır. Son çalışmalar diş çürüğünün bulaşıcı olduğunu kanıtlamıştır.

Diş çürüğüne neden olan mikroplar ağızda diğer dişlerde, yakın ilişkilerde diğer kişilerde ve çocuklarda yerleşerek çürük oluşturabilmektedir.

Çocuklar, çürüğün erken döneminde görülebilen sıcak-soğuk hassasiyeti ve hafif ağrı gibi belirtileri fark etmeyebilirler. Ancak dayanılmayacak kadar ağrı olduğunda fark edildiğinden tedavi için geç kalınmış olabilir.

Tedavi edilmeyen diş çürükleri ağrı, kötü koku, çiğneme zorluğu, beslenme zorluğu ve çirkin görüntüye yol açar. Genel sağlık problemlerine neden olabilir. 

ÇOCUĞUNUZU DİŞ ÇÜRÜKLERİNDEN KORUMANIN YOLLARI

Ebeveynlerin çocuklarının ağız ve diş sağlıklarında aktif rol almaları çok önemlidir.
Anne-baba gözetiminde dişlerin doğru fırçalanmasına rehberlik edilmesi, kahvaltıdan ve yatmadan önce olmak üzere en az günde 2 kez fırçalanması gerektiği öğretilmelidir.

Dişlerin doğru fırçalanmaması da hiç fırçalanmaması gibi sonuçlara yol açabilir.

Her altı ayda bir diş hekimi tarafından topikal fluorid uygulaması yapılmalıdır. Bu uygulama ile diş yüzeyi daha kuvvetli hale getirilmelidir.

Şekerli gıdalar diş çürüğü riskini arttırır. Çocuklarda bu tür yiyeceklerin alımını sınırlandırmak gerekir. Şekerli gıdaların ana öğünlerde verilmesi tercih edilmelidir.

Mümkün olduğu kadar erken dönenme çocuklarınıza diş hekimi tarafından fissür örtücüler uygulanmalıdır. 

KORUYUCU DOLGU UYGULAMASI (FİSSÜR ÖRTÜCÜ)

Erken yaşta diş çürüklerinin en sık rastlandığı çiğneme yüzeylerinde çürük oluşumunun engellenmesi amaçlanır. Çocuklarda arka dişlerin çiğneyici yüzeyleri daha derin girintilidir. Koruyucu dolgular ile bu girinti ve çıkıntılar akışkan bir dişhekimliği malzemesi ile örtülür. Bu bölgede dişler daha kolay fırçalanır gıda birikimi engellenmiş olur.

GEBELİK

Çürük bir enfeksiyon hastalığıdır ve bulaşıcıdır. Gebelerde immun sistem vücut tarafından baskılanmıştır. Bunun nedeni ise annenin bebeği bir yabancı cisim gibi algılayarak reaksiyon geliştirmesini ve bunun sonucunda bu yabancı cismi vücuttan uzaklaştırmaya yönelik bir cevap vermesini engellemektir. Vücutta herhangi bir enfeksiyon geliştiğinde ise hamilelik, düşük veya erken doğumla sonlanabilmektedir. Amerikan dişhekimliği birliği ve bir çok başka resmi sağlık kuruluşunun internet sayfasında gebelikte oral hijyeni bozuk ve periodontal sağlığı kötü anne adaylarında görülen düşük ağırlıklı bebek ve erken doğum oranının, periodontal açıdan sağlıklı ve oral hijyeni iyi olan annelere göre 7 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir (1,2).yrıca nedeni anlaşılamayan düşüklerin çok büyük oranında da annede periodontal hastalığa rastlandığı bildirilmiştir. Ayrıca bu hastalarda hamilelik öncesi minimal düzeyde de olsa bir periodontal iltihap olması durumunda, hamilelik sonrası artan hormon salgısı nedeniyle bu iltihap çok daha büyük düzeylere ulaşacaktır.

Hamilelik sırasında;

Bu nedenlerle, hamile olmayı planlayan ve bebek bekleyen anne adaylarının bu süreç içinde ağız bakımlarına çok dikkat etmeleri ve dişhekimi kontrollerini ihmal etmemeleri gerekmektedir. Hamile kalmadan önce ağızda var olan çürüklerin ve periodontal hastalıkların tedavi edilmesi en ideal yaklaşımdır fakat bunu gerçekleştirememiş iseniz bile hamilelik surecinde kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Bu kontroller sırasında hekiminiz ağız hijyeninizi sağlamaya yönelik küçük girişimlerde bulunabilecek ve daha önemlisi size ağız bakımınız hakkında eğitim verecektir. Doğru diş fırçalamayı, diş ipi kullanımını öğrenerek hayata geçirmeniz sayesinde ağzınızdaki iltihabı kontrol altına alabilirsiniz.

Hamilelik süresince yeme düzeninize çok özen göstermeniz gereklidir. Ara öğünlerden kaçınmalı, çürük yapıcı besinlerden mümkün olduğunca uzak durmalısınız.

İlk üç ay ;

Hamileliğinizin ilk 3 ayı içinde kusmalar görülebilir. Bu kusmalar ağız ortamının pH sını düşüreceği için, özellikle üst dişlerinizin arka bölgelerinde erozyona neden olabilir. Kusmanın hemen ardından dişlerinizi fırçalamanız doğru olmayacaktır. Bunun yerine ağzınızı suyla ya da bikarbonat içeren ağız gargarları ile çalkayabilirsiniz.

Bikarbonatlı bir gargarayı evde;

“1 bardak suya yarım çay kaşığı karbonat ve yarım çay kaşığı tuz” ekleyerek kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Bu süre zarfında antitartar ve anticalculus özellik içeren macunları kullanmamanız gereklidir. Bu macunlar zaten erozyon riski olan dişlerinizin daha da aşınmasına neden olur.

Hamilelik sırasında oluşan hormon değişiklerine bağlı olarak tükürük miktarınız ve tükürüğünüzün yıkayıcı özelliği azalabilir. Bu nedenle ağzınızda kuruluk hissedebilirsiniz. Bu durumda su bazlı, alkol içermeyen gargaralar kullanabilir, bikarbonatlı çikletler çiğneyebilirsiniz. Xylitol içeren sakız kullanımı plak asitlerini nötralize eder, diş minesinin remineralizasyonunu sağlar ve ayrıca bakteri gelişimini engelleyici etkiye sahiptir.

Doğum sonrası;

Doğumdan sonra da annenin enfeksiyon kontrolüne dikkat etmesi gerekir. Çünkü bebeğin dişlerinin sürmeye başlaması ile enfeksiyon penceresi açılır ve bebek öncelikle anneden aldığı patojen bakteriler ile enfekte olur. Ayrıca; anne çocuğununun ağzına kendi çiğnediği şeyleri götürmemeli, emziğini yalayıp cocuğun ağzına vermemelidir. Bunlarla beraber yine ağız bakımına dikkat etmesi gerekir.

  1. Jeffcoat M.K., Geurs N.C., Reddy M.S., Cliver S.P., Goldenberg R.L., Hauth J.C. Periodontal Infection and Preterm Birth: Results of a Prospective Study JADA 2001; 132:875-880.
  2. Khader YS, Ta'ani Q. Periodontal diseases and the risk of preterm birth and low birth weight: a meta-analysis. J Periodontol. 2005 Feb;76(2):161-5.
BİBERON ÇÜRÜĞÜ NEDİR ?

Biberon çürükleri ya da günümüzdeki adıyla erken dönem çocukluk çağı çürükleri bebeklerin özellikle üst ön süt dişlerinde başlayan ve diğer dişlere de hızla sıçrayan ve çok çabuk ilerleyen yaygın çürük tipidir.

Bebeklerin ya da çocukların emzirme sırasında ya da biberonla ağzında uyuyakalmasıyla oluşur. Burada çürüğü oluşturan biberon değil, biberonun içerisindeki şekerli, ballı ya da pekmezli süt, mama ya da anne sütüdür. Bu şekerli sıvıların tüm gece boyunca dişlerle temas etmesi süt dişlerinin hızlı bir şekilde çürümesine yol açar.

Biberon çürükleri ilk olarak dişlerin minesinde tebeşirimsi beyaz lekelenmeler ile başlayıp mineden madde kayıplarıyla birlikte sarımsı kahverengi bir görüntü verirler. Çoğu zaman aile dişlerdeki çürüğü fark ettiğinde çürükler oldukça ilerlemiş olur. Biberon çürüklerinin erken teşhisi oldukça önemlidir. Erken başlangıçta çocuk diş doktorunuzun vereceği beslenme tavsiyeleriyle ve yapacağı koruyucu uygulamalarla biberon çürüğü kontrol altına alınabilir. Ancak geç kalındığı zaman dişlere kanal tedavisi gerekebilir ya da dişlerin çekimi gerekebilir.

Biberon çürüğünden korunmak için, bebeğinizin ağzında, içerisinde şekerli sıvılar bulunan biberonla uykuya dalmamasını sağlayın. Her beslenmeden sonra dişlerini temiz bir bez ya da yumuşak kıllı bir diş fırçası ile temizleyin eğer temizleyemiyorsanız biberon içerisine su koyarak ağzın en azından çalkalanmasını sağlayın. En önemlisi de bebeğinizi ilk dişleri çıktıktan sonra düzenli olarak bir pedodontiste götürmelisiniz.

DR. PINAR KARATABAN (PEDODONTİST)
İMPLADENT AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ

DİŞLER NEDEN ÇÜRÜR ?

Dişlerin çürümesi birden fazla nedeni olan bir durumdur. Evet, çürük mikrobik bir olaydır ve çürüğe sebep olan bakteriler vardır… Ama tek neden bu olsaydı çürük aşısı yapılır ve hiç kimsede çürük oluşmazdı…

Çürüğün oluşması için bakterilerin yanında birkaç diğer etkenin de bir arada bulunması gerekir. Bu etkenlerden en önemlilerinden birisi düzenli ve kaliteli olmayan beslenmedir. Fırçalama ile ağızdan uzaklaştırılması zor, dişe yapışan ve şeker ağırlıklı gıdaların dişleri daha çabuk çürüttüğü klinik çalışmalarla ispatlanmıştır. Beslenme sonrası dişlerin özenli bir şekilde fırçalanıp temizlenmesi gerekir. Diş fırçalamanın ihmal edilmesi ya da hiç yapılmaması dişlerin çürümesini kolaylaştıracak ve diş eti hastalıklarına da yol açacaktır.

Ailelerin en çok sorduğu sorularda bir diş çürüğünde genetiğinde etkisi olup olmadığıdır. Evet, genetik faktörlerde diş çürüğünde etkilidir ancak çok düşük bir oranda… Yapısal olarak problemli dişler de çürüğe daha meyillidir. Ancak genetik faktörler düzenli ve titiz bir bakımla ve yapılacak koruyucu uygulamalarla elimine edilebilmektedir.

DR. PINAR KARATABAN (PEDODONTİST)
İMPLADENT AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ

DİŞLERİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR ?

21. yüzyılı yaşadığımız bu günlerde çürüğün tedavi edilmesinden çok çürük oluşumunu nasıl engelleriz sorusu üzerinde yoğunlaşılmıştır. Süt ve kalıcı dişleri güçlendirmek için yapılabilecek koruyucu uygulamalardan en önemlileri fluorid ve fissür örtücü uygulamalarıdır.

Fluorid diş macunlarının da içinde bulunan ve dünyada birçok ülkede içme suyuna da toplumdaki çürük görülme sıklığını azaltmak amacıyla eklenen bir maddedir. Fluorid ya da fluor, dişin yapısına katılarak diş minesinin aside karşı daha dirençli olmasını sağlar. Bu asit, yediğimiz yemek sonrası ağızda kalan yiyecek artıklarının bakteriler tarafından sentezlenmesiyle ortaya çıkar ve dişlerin çürümesine yol açar. Fluorid uygulandığı zaman dişlerin yapısı bu asitlere daha dirençli hale gelir. Günlük düzenli fırçalamayla zaten dişlerimize fluorid uygulamaktayız. Ancak kullandığımız diş macunun miktarı özellikle çocuklarda kontrollü olmalıdır. Bununla birlikte diş doktorunun 6 ayda 1 uygulayacağı fluorid çocuğunuzun diş yapısını güçlendirecek ve çürüğe karşı direncini artıracaktır.

Bir diğer koruyucu uygulama ise koruyucu solgular da diyebileceğimiz Fissür Örtücülerdir. Fissür örtücüler, ağızda süt azı dişlerinin arka tarafında çıkan ilk kalıcı azı dişleri olan 6 yaş dişlerine yapılan uygulamalardır. Azı dişlerin çiğneme yüzeyindeki girinti ve çıkıntılar genellikle bakterilerin tutunarak yerleştikleri ve çürük oluşturdukları küçük olklardır. Bu küçük girintilerin bakteriler yerleşemeden koruyucu olarak doldurulmasına fissür örtücü uygulaması diyoruz. Fissür örtücüler tercihen 6 yaş azıları çıkar çıkmaz uygulanmalıdır. Özellikle süt dişlerinde çürük bulunan çocuklar bu kalıcı dişlerin çabuk çürümesi açısından risk grubundadırlar. Fissür örtücüler hem fiziksel olarak hem de içerdikleri fluorid sayesinde çürük oluşumunu %90-95’lere varan oranlarda engelleyebilirler. Fissür örtücü her diş için yaklaşık 1 dakika süren ve dişlerden madde kaldırmadan yapılan eğlenceli ve son derece pratik uygulamalardır.

DR. PINAR KARATABAN (PEDODONTİST)
İMPLADENT AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ

SÜT DİŞLERİ NEDEN ÖNEMLİDİR ?

Süt dişleri, kalıcı dişlerin sağlıklı bir biçimde oluşmaları ve sürmeleri için çok önemli rehber dişlerdir. Süt dişlerinin kökleri arasında çene kemiği içerisinde kalıcı dişlerin germleri yani tomurcukları bulunur. Bu tomurcuklar ilerde çocuğu ömür boyunca ağzında bulunacak olan kalıcı dişlerin taslaklarıdır. Süt dişleri bu tomurcukların sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için oldukça önemlidir. Süt dişindeki çürükler ve iltihap oluşumu sonradan çıkacak olan bu dişlerin oluşumunu ve gelişimini bozabilir ve bu dişlerde renk ve şekil bozukluklarına neden olabilir.

Ayrıca süt dişlerinde oluşan çürükler dişler arası mesafelerin kapanmasına neden olur. Bu durumda da çocuğun kalıcı dişleri çapraşık çıkabilir. Bu da ortodontik tedavi görmesine yani dişlerine tel takılmasına neden olabilir.

Bu nedenle süt dişlerine nasıl olsa düşecek önemsiz dişler gözüyle bakılmamalıdır. Çünkü süt dişleri ne kadar sağlıklıysa kalıcı dişlerde o kadar sağlıklı olacaktır.

DR. PINAR KARATABAN (PEDODONTİST)
İMPLADENT AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ

SÜT DİŞLERİNİN BAKIMI NE ZAMAN BAŞLANMALIDIR ?

Dişlerin bakımı bebeklikte başlamalıdır. İlk süt dişleri 6 ay civarında sürmeye başlar. Diş temizliğine ve bakımına da hemen bu dönemde başlamak lazımdır. İlk dişler steril bir gazlı bez parçası ya da temiz bir tülbent ile silinerek temizlenebilir. Bebek büyüdükçe ve diş sayısı arttıkça gelişimine uygun olan bir diş fırçası ile önceleri macunsuz daha sonra çok az miktarda çocuklara uygun diş macunu ile fırçalamaya devam edilmelidir. Diş temizliği de bebeğin günlük bakımının bir parçası olmalıdır.
Diş temizliğinin sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez dikkatli bir şekilde yapılması gereklidir. Bu konuda önemli nokta gece fırçalamanın yatmadan önce yapılmasıdır. Böylelikle diş fırçalamadan sonra çocukların bir şey yiyip içmemesi sağlanmış olur. Ancak bebekler gece boyunca da beslendiklerinden ağızlarında süt ya da mama artığı kalmaması için biberon ya da emzirmeden sonra bir miktar su vererek ağzın en azından temizlenmesi sağlanmalıdır.

Çocuğun ilk 6 yıllık ağız ve diş sağlığından ailenin sorumlu olmasıdır. Çocuklarda diş fırçası kullanımına 2–2,5 yaş civarında geçilebilir. Diş macunu seçimi de yaşına uygun olarak yapılmalıdır. Çocuk diş macunları daha az miktarda fluorid ve aşındırıcı madde içerirler bu yüzden de çocuk 6–7 yaşına gelinceye kadar bu tip macunların kullanılması tercih edilmelidir. Diş macunlarının çocuk tarafından yutulmaması da oldukça önemlidir bu yüzden fırçalama çocuk 6–7 yaşına gelinceye kadar ailenin yardımıyla yapılmalı bu yaştan sonra sorumluluğunu yavaş yavaş kendisine vererek sadece kontrol edilmelidir.

DR. PINAR KARATABAN (PEDODONTİST)
İMPLADENT AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI POLİKLİNİĞİ

Copyright © 2010 İMPLADENT Hakkımızda |Galeri |Uzmanlık ve Tedavi Yöntemleri |Çocuk Bölümü |İletişim
WEB SİTEMİZİN AMACI, "Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”