Uzmanlık Dalları ve Tedavi Yöntemleri
Estetik Diş Hekimliği
Protez Tedavisi
Oral Diagnoz ve Radyoloji
Ağız Diş ve Çene Cerrahisi
Pedodonti (Çocuk Dişhekimliği)
Periodontoloji (Dişeti Hastalıkları)
Ortodonti
İmplant
Endodonti (Kanal Tedavileri)
Koruyucu Dişhekimliği
Yoksa Diş Hekiminden Korkuyor musunuz? (sedasyon)
Çene Eklemi Hastalıkları Tedavisi
Dermal Filler-Dental Botoks
Diş Hastalıkları Tedavisi

Konservatif Dişhekimliği:

Konservatif dişhekimliği; diş yüzeyindeki çürüklerin temizlenmesi ve doldurulması, çürük oluşumunun engellenmesi, dişlerdeki şekil bozukluklarının dolgu maddesi ile düzeltilmesi konuları ile ilgilenen branştır.

 

DİŞ ÇÜRÜĞÜ ve SONUÇLARI

Diş Çürüğü Nedir?

Diş çürüğü dişin sert dokularının mikroorganizmalarca oluşturulan patolojik lokal harabiyeti şeklinde tanımlanabilir.

 

Çürük Belirtileri Nelerdir?

Çürük bir dişte aşağıdaki belirtilerle sıkça karşılaşılır

  • Dişte hissedilen bir boşluk, sivri çıkıntılar, minik kırılmalar
  • Dişlerin arasına yemek artıklarının kaçması
  • Soğuk, sıcak, tatlı, ekşi uyaranlara karşı rahatsızlık hissi-ağrı şikayeti
  • Dişin üstüne basınca ağrı oluşması
  • Dişlerin çiğneme yüzeyinde, yan diş ile temas yüzeyinde yada dişin dişeti ile birleşim yüzeyinde koyu renklenmeler

Bu belirtiler sonucunda diş dokusundan çürük temizlenmelidir. Çürüğün derinliğine göre ve yapılan klinik muayene sonucunda dolgu yada porselen kaplama tercih edilebilir. Tabii çürüğün derinliğine göre de kanal tedavisi gerekebilir.

 

Diş Çürüğü nasıl oluşur?

Diş çürüğünün oluşumu ile ilgili pek çok teori geliştirilmiştir. Çürük oluşumu dört ana faktöre bağlanmaktadır. Bu faktörler konak (asıl olarak tükürük ve diş), mikroorganizma, beslenme alışkanlığı ve bunlara ek olarak zamandır.

 

ÇÜRÜK ETYOLOJİSİNDE SON GELİŞMELER

Normalde diş sert dokuları ile tükürük arasında sürekli bir iyon alışverişi olmaktadır. Bu olay normal fizyolojik bir olaydır. Sürekli olarak beslenme sonrasında ağız ortamında asite kayma olmaktadır. Asit ortamda diş sert dokularında çözünme meydana gelir. Ancak asit ortam normal ağız içi ph’ya döndüğünde tekrar kayıp dokular geri kazanılır. Bu durum dokularda demineralizasyon ve remineralizasyon olarak açıklanmaktadır. Bu iki durum dengeli olduğu sürece çürük görülmemektedir. Ancak demineralizasyon arttığı anda çürük oluşmaya başlar.

Bakteri plağı dişlerin dil, dudak, yanak ve çiğneme sırasında besinler tarafından kolayca temizlenemeyen yerlerinde biriken beyaz-gri ya da beyaz-sarı renkli organik yığıntılardır.

Çürük oluşumu dört ana faktöre bağlanmaktadır. Bu faktörler konak (asıl olarak saliva ve diş), mikroorganizma veya diet ve bunlara ek olarak dördüncü faktör ise zamandır.

 

Çürük oluşumu nasıl engellenebilir?

Günümüzde çürüğün tedavisinin yanı sıra çürüğün oluşmadan engellenebilmesi de büyük bir önem kazanmıştır.

Bunun için:

  • Hastanın çürük oluşumuna direncini arttırmak. ( Flor uygulamaları, fissür sealent uygulamaları vs.)
  • Plak kontrolü ve plak eliminasyonu (Doğru diş fırçalama).
  • Kariojenik besin maddelerinin mümkün olduğunca az alınması gerekmektedir.
     

Diş Çürüğü Nasıl İlerler?

Çürük, daima dişin yüzeyinden başlar ve ilerleyerek dentin tabakasına erişir. Dentin, mineden daha fazla organik madde içerir. Bu nedenle çürük bu tabakada daha çabuk yayılarak dentini bir burgu gibi deler; fakat, çürüğün ilerleme hızı, kişiden kişiye ve dişten dişe çok değişir.

Unutulmaması gereken bir husus da, dentinin dişin bir savunma organı olduğudur. Dentin içinde önceki bölümde tanımı yapılan kanalcıkların ucunda odontoblast denilen yapım ve onarım hücreleri bulunur ve bunlar çürük dentini tamir dokusu ile tıkayabilirler. Tıpkı kuşatılan bir kaleyi savunanların güllelerle açılan gedikleri onarmaları gibi... Kendiliğinden olan bu savunma, bazen hızla ilerleyen çürük karşısında yetersiz kalabilir.

Kompozit Diş Dolgusu

Günümüzde diş çürüklerinin temizlenmesini takiben yaygın olarak komposit içerikli dolgu materyali kullanılmaktadır. Geçmiş yıllara göre günümüzde bu malzemelerin diş ile renk uyumu ve adaptasyonu çok arttırılmıştır. Uzun yıllar sağlıklı bir şekilde kullanılmaktadır.

Amalgam Dolgu

AMALGAM DOLGULARINIZ SİZİ KORKUTMASIN

 

Amalgam dolgularla ilgili bilimsel veriler...

 

Amalgam Dolgu; % 70 Gümüş (Ag), % 20 Kalay (Sn), % 10 Bakır (Cu) ve < %1 Çinko (Zn)’dan oluşan tozların, özel bir cihazda, cıva ile karıştırılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Bu şekilde, dişe uygulanarak sertleşmesi beklenir. Sağlamlığı, basınca karşı dayanıklılığı ve uzun ömürlülüğü gibi avantajlara sahip olduğundan dolayı, uzun

yıllardır dişhekimleri tarafından kullanılmaktadır. Ancak, estetik bir görünüme sahip olmamalarından dolayı da, ön bölge dişlerde kullanımı tercih edilmemektedir.

 

Amalgam dolguların, insan sağlığını olumsuz etkilediği yönündeki tartışmalar, sürekli olarak gündemimizde yer almaktadır. Bu tartışmaların ana kaynağı, içindeki ağır metaller, özellikle de, %53 oranında bulunan cıvadır.

 

Ancak, amalgam dolgunun içinde bulunan cıvanın, zehirli etkilerinin olduğuna dair kanıtlanmış bir belge bulunmamaktadır.*

 

Amalgam dolgulardan; buharlaşma, yeme, içme, çiğneme ve fırçalama gibi yollarla kabul edilebilir, az miktarda cıva, sürekli olarak vücuda salınmaktadır. Ancak, yapılan pek çok araştırmada, amalgam dolguların yapımından ya da kullanımından çok, vücuda en büyük toksik etkisinin, sökümü esnasında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, amalgam dolguların özel şartlar altında sökülmesi gerekir.

 

Amalgam dolgu sökümünde, kliniğimizde uygulanan yöntemler...

 

Kliniğimizde, her alanda olduğu gibi, amalgam dolgu söküm sürecinde de yüksek dikkat ve özen gösterilir. Bu konuda, araştırmalarını ve yurtdışındaki deneyimlerini kliniğimizde uygulayan endodonti uzmanımız Uzm. Dr. Şenay YÜKSEL ADANUR, amalgam dolgu söküm esnasında kullandığı ekipmanları ve süreci sizlerle paylaşıyor...

‘’Amalgam dolguları sökerken, hastalarımızı korumak için büyük bir özen gösteriyoruz. Amalgam dolgu sökülürken, lastik bir örtüye benzeyen “Rubber Dam” kullanımı ile ağız içine bir toz parçası bile kaçmamaktadır. Tek kullanımlık özel uçlar ve buhardan koruyan özel aspiratörümüz ile amalgam sökümünü zararsız hale getirmiş oluyoruz. Böylece, cıva, vücuda karışmadan uzaklaştırılmış oluyor.

 

Ağzınızda bulunan amalgam dolgular için endişe duymanıza gerek yoktur. Ancak, bir şekilde sökümü gerektiğinde, yukarıdaki yöntemlerin uygulanması önemlidir. Bundan daha fazla, medyada abartıldığı gibi işlemlere de gerek yoktur.

 

Yeni yapılacak dolgular için de, beyaz kompozit ya da porselen dolgular tercih edilmelidir. Özellikle, hamile ya da emziren bayanların, böbrek hastalarının ve 6 yaş altı çocukların amalgam dolgusu yaptırmamalarını önemle tavsiye ederim.’’

 

Porselen Diş Dolgusu

Dişi koruyan restorasyonlar

İnley ve onleyler çürük veya aşınma nedeniyle çok fazla zarar görmüş dişlerin tamir edilmesinde öncelikli olarak kullanılan restorasyonlardır. Eğer bir dişin çiğneme yüzeyi hacimli bir çürüğe sahipse veya aşınmış veya çatlamış bir dolgusu varsa, dişhekiminiz size inley veya onley önerebilir.

Dişhekiminin bir randevuda bitirdiği, hazırlanmış dişe yerleştirilen gümüş renkli bir amalgam dolgu veya diş rengindeki dolgudan farklı olarak inley ve onleyler kişiye özel yapılırlar ve 2 randevu gerektirirler. İnley ve onleyler, dişe simante edilmeden önce dişhekimi tarafından bir laboratuarda veya bilgisayar destekli dizayn ve işleme yöntemi ile hazırlanırlar.

 İnley nedir?

İnley, arka dişlerin çiğneme yüzeyini restore etmek için kullanılan özel bir tip dolgudur. Dişin tüberkülleri arasındaki yüzeyinin konturlarına tam uyum sağlar ve dişhekimi çürüğü temizledikten ya da eski dolguyu kaldırdıktan sonra kalan boşluğu doldurur. Dayanıklılık ve uzun ömürlülük açısından altın bir inley, bir randevuda gerçekleştirilen amalgam veya diş renkli bir dolguya tercih edilebilir.

İnleyler, kompozit resin veya porselen gibi diş renkli materyallerden veya altın alaşımlarından yapılırlar. Diş renkli materyaller, görüntü en öncelikli konu olduğunda hastaya ve dişhekimine bir imkan sağlarlar. Altın alaşımlar, renk uyumu çok önemli olmayıp yüksek dayanıklılık istendiğinde gerekli görülürler.

Onley nedir?

Onley, çiğneme yüzeyini ve bir ya da daha fazla tüberkül tepesini (dişin tepe noktaları) kaplarlar. Çürük, dişler arası bölgeye zarar verdiği için çiğneme yüzeyinin çok büyük bir bölümünü kaybeden bir dişe daha büyük bir kaplama ve destek sağlamak için kullanılır. Dişhekiminiz, dişinizdeki zararın derecesine göre size bir onley önerebilir.

 Tedavi neler içeriyor?

İlk randevuda, dişhekiminiz eski dolguyu veya çürüğü temizleyerek dişi hazırlar. Kalan diş dokusu restorasyon için şekillendirilir. Sonra dişhekimi dişlerin, karşıt dişlerin ve kapanışın bir ölçüsünü alır.

Bir model hazırlanır ve bu modelde inley veya onley yapılır. Bir sonraki randevuda kaldırılana kadar dişi geçici dolgu korur. İkinci randevuda inley veya onley, dişhekimi onu dişe simante etmeden önce uyumunu kontrol eder. Konfor için uyarlamalar ve son cilalama bu randevuda yapılır.

Bütün diş restorasyonları gibi inley ve onleyler yüksek çiğneme basıncına maruz kalırlar. Dişhekiminiz bu basınca dayanacak uygun bir materyal size önerecektir.

Dişhekiminiz görünen ağzın ön bölgesindeki bir diş için diş renginde bir materyal önerebilir. Yeni restore edilmiş bir diş birkaç gün veya bir hafta sıcak veya soğuğa karşı bir hassasiyet tecrübe edebilir.

Yeni bir dolgunun bakımı sağlıklı bir dişin ihtiyacı olan ile aynıdır.

  • Dişlerinizi günde iki kez floridli bir diş macunu ile fırçalayın.
  • Günde bir kez diş ipi kullanın.
  • Beslenme şekliniz dengeli olsun.
  • Düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gelin.
Dişlerin aralıklarının kapatılması (Diastema Kapatılması)

Daha güzel, aydınlık bir gülümsemeye ihtiyacımız olduğunu hissettiğimizde başvuracağımız en kolay ve en ucuz yöntemdir. Çoğu zaman anesteziye bile ihtiyaç olmaz.Dişlerimizin renginden, pozisyonundan oluşan sorunlar kolayca halledilir. Adeziv sistemlerden yararlanılır. En az 5 yıl sorunsuz kullanılır. Bir problem olduğunda yine dişe hiç zarar vermeksizin tekrar edilebilir. Kaliteli malzemeler ve yetkin dişhekimliği hizmetiyle sonuçlar çok doğal ve estetiktir.

Diş Kırıklarının Restorasyonu

Günlük aktiviteler yada spor sırasında çeşitli nedenlerle dişler travmaya uğrayabilir. Bunun sonucunda dişlerde kırıklar, yerinden çıkmalar yada yerinden oynamalar gözlenebilir. Bu durumlarda bir ön muayene sonrasında dişin durumuna göre bir tedavi izlenir. Eğer sadece dişin canlı dokularını etkilememiş bir kırık varsa estetik dolgu maddeleri ile bunlar restore edilebilir.

Direk Lamina

Ön bölge dişlerindeki şekil, renk, yüzey bozuklukları varlığında yapılabilecek uygulamalardan biri de diş yüzeyinin estetik dolgu materyali ile tamamen kaplanmasıdır. Tek seansta bitirilen bu uygulama ile kısa sürede çok estetik sonuçlar alınabilmektedir.

Koruyucu Uygulamalar

Fissür Örtücüler:

Fissür örtücüler; çürüğe eğilimli süt ve daimi dişlerin çiğneme yüzeylerindeki oluk ve çukurcukların herhangi bir madde kaybı olmadan koruyucu amaçlı örtülenmesini sağlayan beyaz renkli çürük önleyici materyallerdir.

6 yaş civarı süt dişlerinin arkasından ilk kalıcı dişler sürmeye başlar. Genellikle süt dişi sanılıp gerekli önem verilmeyen bu dişler kısa zamanda çürüyebilirler.

Dişler ağız ortamına ilk sürdükleri zaman mineral açısından erişkin dişlerden daha zayıftırlar. Bu durum çocuğun yaşı itibarıyla zaten yetersiz olan temizlenme ile birlikte kolayca çürük oluşmasını sağlayabilir. Fissür örtücüler, fırçalama ile yeterince temizlenemeyen diş yüzeylerine kimyasal bir muamele sonrası uygulanarak bu olukları doldurarak bakterilerin yerleşmesini olanaksız kılar. Bu yönüyle oldukça etkili bir çürük önleyici maddedir.

  
Çürüklerin en sık oluşmaya başladığı bölgeler olan çiğneme yüzeylerindeki derin olukların tam olarak temizlenebilmesi çok güçtür.
Bu yüzeylerin sığlaştırlıp daka etkin temizlenebilir hale gelmesi için daimi dişlere uygulanan koruyucu tedavilerden biridir.
 

Fluorid Uygulamaları:

Fluorid (Fluor) birçok besinde ve doğada bulunan bir elementtir. Fluoridin özellikle çürük başlangıcını diş minesinin yapısına aktif bir şekilde katılarak önlediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Fluorid ağız ortamında uygun konsantrasyonda ve sürekli olarak bulunursa yeni diş çürüklerinin oluşmasını engellemektedir.

Öğünlerden sonra ağızda oluşan asidik ortam diş minesinin çözünmesine ve çürük oluşumuna neden olmaktadır. Fluorid uygulanmış dişlerde minenin yapısı daha güçlü olduğu için bu dişler asidik ortamda çözünmeye karşı daha dayanıklı olacaktır.
Dişmacunlarının içerisine çürük önleyici ajan olarak katılmış olan fluorid düzenli diş fırçalayan bireylerde bu etkisini oldukça iyi göstermektedir. Bunlara ek olarak çocuklarda her 3 veya 6 aylık periyodlarla diş hekimleri tarafından uygulanacak topikal Fluorid vernikleri ya da jelleri ile çocukların diş çürüklerinden tüm hayatları boyunca korunmaları mümkündür.

Dolgular ve Kanal tedavileri:

Süt dişleri, daimi dişlerin küçük birer kopyasıdır. Ancak birçok insan nasıl olsa düşecek gerekçesiyle süt dişlerine yapılacak tedavileri anlamsız bulur. Bu düşünce, çözülmesi zor ve çocuğun doğrudan sistemik durumuna etki edebilecek sorunlar yaratabilir.

Süt dişlerinin çürük ve abseli bir şekilde ağızda bırakılması süt dişlerinin hemen altında kemik içerisinde yeralan sürekli diş tohumuna zarar verip, renk ve yapı bozukluklarına neden olur.

Çürük eğer fazla ilerlememişse dolgu ile tedavisi yeterli olurken çok derin çürüklerde ve abse yapmış dişlerde tıpkı erişkinlerdeki gibi kanal tedavisi gerekli olacaktır. Tüm bu tedavilerde ortak amaç enfeksiyonun ilerleyerek daimi dişlere zarar vermesini engellemektir.

  
Paslanmaz Çelik Kuronlar:

Bazı durumlarda çürük nedeniyle süt dişlerinde fazla madde kaybı meydana gelmiş olabilir. Yapılacak dolguların tutuculuğu konusunda ciddi sorunlar oluşabileceğinden dolayı tedavisi sağlıklı bir biçimde yapılmış olan süt dişlerine paslanmaz çelik kuronlar uygulanabilir. Bu şekilde madde kaybıyla birlikte dikey boyut azalması engellenmiş olurken çocuğun bu dişlerle çiğneme fonksiyonu geri kazandırılmış olur.

Süt Diş Çekimi ve Yer tutucular:

Çürük nedeniyle aşırı madde kaybına uğramış enfekte süt dişlerinin tedavisi bazı durumlarda mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda süt dişlerinin erken çekilmesi gerekebilir. Ancak çekilen süt dişinin yerine sürecek olan daimi diş henüz gelişimini tamamlayamamış olacağından bu boşluğun daimi diş sürene kadar korunması gerekmektedir. Çekim yeri kendi haline bırakılırsa konuşma ve çiğneme fonksiyonun bozacağı gibi ortodontik bozukluğa da neden olur. 

Zamanından önce çekilen süt dişinin bıraktığı boşluğa komşu dişler eğilerek çekim boşluğunu daraltacağı için zamanı geldiğinde sürmeye başlayan daimi diş bu daralmış yere sığamaz, eğri çıkar veya hiç çıkamaz. Bu nedenle çekim boşluklarının kesinlikle bir yer tutucu yardımıyla korunması gerekmektedir.

Fluorid Uygulamaları

Fluorid (Fluor) birçok besinde ve doğada bulunan bir elementtir. Fluoridin özellikle çürük başlangıcını diş minesinin yapısına aktif bir şekilde katılarak önlediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Fluorid ağız ortamında uygun konsantrasyonda ve sürekli olarak bulunursa yeni diş çürüklerinin oluşmasını engellemektedir.

Öğünlerden sonra ağızda oluşan asidik ortam diş minesinin çözünmesine ve çürük oluşumuna neden olmaktadır. Fluorid uygulanmış dişlerde minenin yapısı daha güçlü olduğu için bu dişler asidik ortamda çözünmeye karşı daha dayanıklı olacaktır.
Dişmacunlarının içerisine çürük önleyici ajan olarak katılmış olan fluorid düzenli diş fırçalayan bireylerde bu etkisini oldukça iyi göstermektedir. Bunlara ek olarak çocuklarda her 3 veya 6 aylık periyodlarla diş hekimleri tarafından uygulanacak topikal Fluorid vernikleri ya da jelleri ile çocukların diş çürüklerinden tüm hayatları boyunca korunmaları mümkündür.

Diş beyazlatma

Gülümseyişimizden memnun ama dişlerimizin renginden memnun değilsek kullanacağımız bir yöntemdir. Büyük estetik girişimlerden daha kolay ve ucuzdur.
Araştırmalar dişhekimi gözetimi altında yapılan uygulamaların, güvenli ve etkin olduğunu göstermiştir. Diş ve dişetlerine zarar vermez. Sadece tedavi sırasında hafif soğuk sıcak hassasiyeti görülebilir.

Uygulama 2 çeşittir;

a) Ev Tipi: Hekim ağızdan ölçü alır ve silikon diş kalıpları hazırlar. Bununla beraber hastaya beyazlatma ilacını verir. Hasta bu kalıbın içine ilacı koyar ve günde 6-8 saat süreyle bir hafta kadar kullanır. Uygulama bitiminde dişler beyazlamış olur.

b) Klinik Tipi: Beyazlatma ilacı deneyimli bir hekim tarafından dişe uygulanır. Bu ilacın üzerine bu konu için özel hazırlanmış ışın cihazlarıyla beyaz ışık uygulanır. Bu işlem sonucunda diş beyazlığı hemen gözlenir.

Renklenmenin tipine, hekimin tecrübesine, hastanın şartlarına bağlı olarak bu yöntemlerden biri seçilir.

Dişlerin rengini tekrar eski kötü rengine taşıyabilecek alışkanlıklar devam ediyor ise (yoğun çay, kahve, tütün, şarap…tüketimi) altı ayda bir pekiştirme tedavisi gerekebilir.

Beyazlatma sisteminin uygulaması basit birkaç aşamadan oluşur. Bunlar şöyledir:

Araştırmalar dişhekimi gözetimi altında yapılan uygulamaların, güvenli ve etkin olduğunu göstermiştir. Diş ve dişetlerine zarar vermez. Sadece tedavi sırasında hafif soğuk sıcak hassasiyeti görülebilir.

  • Dudaklar ve dişetleri özel bir malzeme ile örtülür.
  • Dişlerin üzerine  beyazlatma jeli sürülür. "Özel ışık" ile aktive olan jel dişin iç katmanlarına inerek lekeleri yokeder.
  • Bu 15 dakikalık uygulama 3 defa tekrarlanır.
  • Jeller temizlenir ve beyazlatma kontrol edilir.

Genellikle 45 dakikalık ofis uygulaması dişlerin 8- 10 ton arasında açılmasını sağlamaktadır. Ancak gerekli durumlarda ev tipi ile desteklenmektedir.

Ofis tipi uygulaması için uygun olmayan ağızlarda yada ofis tipi beyazlatmaya ek olarak ev tipi beyazlatma yapılmaktadır. Bu uygulama için öncelikle dişlerinizin özel ölçüsü alınarak alçı modeller elde edilir. Sonra laboratuvar tarafından dişlerinize uygun, çok ince şeffaf, silikon kalıplar hazırlanır. Ev tipi uygulamada uygulama süresine göre gün içinde yada gece yatarken uygulama yapılır. Ortalama 2-6 saat arasında plakların ağızda kalması gerekmektedir. Eğer sadece ev tipi kullanılarak beyazlatma yapılacak ise 7-14 gün içinde dişler belirgin şekilde beyazlamış olur. Ofis tipine yardımcı olarak yapılan uygulamalarda 3-6 gün arası kullanım yeterli olmaktadır. Diş beyazlatma sadece kendi dişlerinizde etkili olacaktır. Porselen kaplamalar ve dolgulara etki etmemektedir.

Copyright © 2010 İMPLADENT Hakkımızda |Galeri |Uzmanlık ve Tedavi Yöntemleri |Çocuk Bölümü |İletişim
WEB SİTEMİZİN AMACI, "Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”